Sinemasız hayat,tuzsuz popcorn gibidir...
alacakaranlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alacakaranlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2014 Cumartesi

Alacakaranlık Efsanesi-Şafak Vakti-Part II(Twilight Saga:Breaking Dawn Part-II)





Efsanenin sonuna geldik sonunda.İlk olarak iki devam filmi arasındaki zaman 1 sene olunca sular duruldu demek istiyorum.O çığlık atan genç kızların sesi bile değişti bir senede.Böyle bir dingin kapandı sanki Vampir devri.Ya da ben telaş içinde anlayamadım bilmiyoru.Her neyse,o kadar seriyi yerin dibine sokup sokup çıkartan eleştirmenlere,imdb de kanaat notuyla 4,5ten 5 almasına rağmen bence yüzakıyla bitirdiler bu işi.
Seyrettiğim en iyi bölümdü sanki,yoksa gözümüz mü alıştı acaba.
Söyle bir sıralayacak olursam
Twilight-Catherina Hardwicke vasat bir işçilik çıkarsa da ,bu iş tuttu.Summit kolları sıvadı devam dedi.
Twilight Saga:New moon-Chris Weitz bence yerin dibine girsin yok olsun.Edward ve Bella'nın Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun şekliyle elele koşması hala gözlerimin önünde.
Twilight Saga:Eclipse-David Slade'in kafası karışmış bence30days of
night'tan sonra tabi hafif geldi. Ama makyajlar da ilerleme var.
Twilight Saga Breaking dawn-Part 1: Bill Condon kitap çok uzun olduğu için bu filmin küt diye bitmesiyle harcandı.Ayrıca da en salak saçma detaylar bu adama kaldı.Eski kafalı gerdek geceleri.İmkansız gebelikler,Aşkını ısıramayıp kanını şırıngayla zerk etmeler...Kurtlar kuzular bla bla bla...
Twilight Saga Breaking dawn-Part 2: Bill Condan da sevmiş sonunda bu vampirleri,bağrına basmış.
hepimiz bir oh çektik.Seriyi kafayı gözü yarmadan bitirdik.

Edit: Bu yazıya bir sene önce başlayıp,nedense Taslak halinde bırakmışım.bırakmışım. Twilight serisine ayıp olmaması adına bu haliyle yayınlıyorum!
Ne de olsa ilerlemede gelinen son nokta idi vampirler için. E hoşbulduk :)

25 Ocak 2012 Çarşamba

Alacakaranlık Efsanesi-Şafak Vakti-Bölüm 1/Twilight Saga-Breaking Down-Part1



Ne kadar uzun bekledik Şafak Vakti'ni.Bu uzun bekleyiş,sadece Bella ile Edward'ın gereksiz uzun düğün sahnesi ve gereksiz Balayı içinmiş meğer.Stephenie Meyer ne yazdıysa Bill Condon tek tek filme aktarmış.Kitaba bu kadar bağlı bir senaryo zor bulunur bence.Bunu kesinlikle kötü bulmuyorum sen kalkıp son bölümü, iki bölüme ayırırsan yapılacak tek şey de bu olur zaten.Bill Condon'un tarzını yakından bilmeme rağmen aşağı yukarı böyle bir iş çıkacağını tahmin etmiştim.Kendi sert tarzını yansıtmak adına kullanılabilecek tek şey kanmış onu da kullanmış zaten.Yani burda özetle şu noktaya geliyoruz.Hikaye ortada daha adam ne yapsın?
Aslında 3 bölümdür insan içinde geçen aşktı meşkti derken gerçek dünyaya çok yakın duran hikayede artık ipler de biraz kopup hikaye olması gereken fantastik dünyasına dalıyor.Stephenie Meyer'in gelgitli hikayesini okurken içinde kaybolmak çok kolay ama bu hikayeyi satır satır kötü oyunculuklar ve karikatürize bir makyajla perdede görmek insanı biraz hayal kırıklığına uğratıyor.Benim açıkçası takıldığım tek nokta,Meyer'in böyle sonsuz ve afbuyurun tam tanımı "weird" bir aşk hikayesi kurgularken ( gayet fantazi yüklü ve histerilerle dolu) neden aralara muhafazakar alt metinler sokuşturduğu? Geri kafalı olduğu her sefer vurgulanan Edward'ın(ki aynı Edward sevgilisinin Jacob'la flörtüne inanılmaz bir empatiyle yaklaşıp,hatta Jacob'a Bella ile evlenmesini filan teklif etmemiş miydi?) evlenmeden olmaz tripleri zaten baymıştı.Üstüne,çocuğa anneanne ve babaannenin isimlerini koyma fikri filan çok sakil durmuyor mu?" Erkek olursa E.J. kız olursa Reenesmee!" filmin en gereksiz ve komik repliği şüphesiz.Yani kitaptan sahne olarak alınması en gereksiz yer belki de!Ve şu mühürlenme hadisesi...Jacob'un Bella'nın peşinde koşup koşup gidip yeni doğmuş kızına mühürlenmesi.Tabi bunun tek sebebi Renesmee'yi kurtlarından elinden kurtarmak mı?Yoksa Jacob'un da başını bağlayıp bu evlilikten uzaklaştırmak mı?
Bütün bu düşündürdüklerine rağmen perdede izlediğimiz şey,kesinlikle acemice kurgulanmış değil.Aksine diğerlerinden kaliteli ve para harcanmış duruyor.Yani aslında bu bölüme bir nevi finale ısındırma kısmı diyebiliriz.

Dikkat SPOILER

Final bölümünü ise yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik diyerek sabırla bekleyip,sadakatla izleyeceğiz.Kendi adıma görkemli sahneler bekliyorum.Voltorilerle karşılaşma anı,bir vampir topluluğunun soğukluğu ve asaletini perdede görmek istiyoruz.Lütfen artık pembe yanaklar ve sarı lenslere dikkat edelim.En dolu dolu atraksiyonları gösterebileceğimiz film için sonunda seyirciye oh dedirtelim Sayın Condon.
O sakar sarsık Bella'nın da mükemmel bir vampire dönüşüyor olması üstelik de kalkanıyla herkesleri kurtaracak olması ise sanırım Stephenie Meyer'in en büyük süpriziydi.Olsun biz yine de bunları da izleyelim,varsın saçma olsun.Bu "sevimli" vampir hikayesini perdede tüketelim de o korkunç kanlı Drakula günlerine geri dönelim.

Meraklıyız:Bir merak konusu da şuymuş,Acaba kitapsız seri devam eder mi?Benim en son hatırladığım Stephenie Meyer hikayeyi sil baştan Edward'ın ağzından yazıyordu.Yani Edward'la Bella'nın artık çocuğu da olmayacak,ama Summit daha fazla ekmek yemek ister mi onu da bilemeyiz? Hollywood bu her türlü çılgınlık bekliyoruz.
Bu arada Robert Pattinson'dan aktörlük anlamında ümitli olanlar hala beklemede,Remember Me'den beri birşeyler gördük mü? Water for Elephants gibi vasat filmlerde normal performanslar izliyoruz.Bel Ami'de mi simdi umutlarımız?

12 Kasım 2010 Cuma

Şafak iki kerede sökecek:Twilight Saga:Breaking Dawn



Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik.Finali ikiye bölmek kitabın yoğunluğu açısından doğru bir yaklaşım olsa da,rant kaygısı eleştirilerini de beraberinde getirir.Çünkü iki filmin arası tam bir seneymiş!!!Evet evet tabi ki Alacakaranlık serisinden bahsediyorum.
Twilight (Alacakaranlık) bir bomba etkisi yaptı!
New Moon(Yeni Ay) bombanın etkisiyle kulaklarımızı sağır etti adeta.Tüm ihtişamıyla konuşuldu yazıldı,çizildi.
Eclipse ( Tutulma) noluyor ya biz aşıktık,onlar aşıktı,kim kime aşık,neden dövüş sahnesi izliyoruz ... vb..vb... gibi oldu mu ne? Ama olsun biz yine de seviyoruz bu hikayeyi ...
Eee  Breaking Dawn (şafak vakti) gelecek nefesi tutuyor muyuz sizce? Alacakaranlık'tan sonra sabırsızlandığımız gibi miyiz? Yeni Ay'da Jacob'un vucudunu izleyip de Edward'ı göremeyen genç kızlarımız bile yine de Eclipse için bilet kuyruğuna girdi.Eclipse'de David Slade'e ümit bağlamış bendeniz,Chris Weitz 'den gömlek gömlek iyi bir iş çıkartmış olsa da yine de (konunun da biraz ne istedigini anlamayan herkese aşık Bella tarafına kaymasıyla tabi ki ) bu kadar ilgi toplayan bir seri için başarısız yapımlar olarak tarihe geçecekler.

Kabul edelim Meyer'in bu çok fantastik ve fantazik aşk öyküsü,(edebi anlamda da bazı yerlerde tökezliyormuş) yeni yetme Hollywood yakışıklıları sayesinde pirim üstüne pirim yapıyorrr!!!

Başta da söylediğim gibi serinin son kitabi Safak Vakti ise diger kitaplardan daha yogun olmasi sebebiyle iki bolum olarak cekiliyormuş.Birinci bolumü 18 Kasim 2011de ikinci bölümü 16 Kasım 2012'de  vizyona girecek,iki bölümün de yonetmeni ise Bill Condon.Bill Condon'u yönetmen olarak Dreamgirls'ten,senarist olarak da Chicago'dan hatırlıyabilirsiniz.Genel duruşu itibariyle iddiasız ama düzgün işler yapmayı başarmış yönetmenin serinin en son ,en ihtişamlı kısmını çekecek olması beni düşündürüyor.Fantastik vampir dünyasının doruğa çıktığı Breaking Dawn'da bu mantıksız ama sürükleyiciyi öyküyü efektler ve olağanüstü makyajlarla mı destekleyecekler yoksa işin aşk,romantizm tarafından dem vurup Vampir çiftlerimizin aşkına mı gark edecekler bizi!

DIKKAT SPOILER *** Tabi ki Jacob ve Renesmee'nin hayli değişik aşk kavramını atlamıyorum.Merak içindeyiz doğrusu!Stephenie Meyer fantastik olduğu kadar çaktırmadan da tutucu düşüncelerini zerk ettiği kitabında aşkın sınırları ve mutahasıplık arasında çizdiği çizgi,filme ne kadar yansıyacak şu an kestiremiyorum açıkçası.
Burayı biraz açalım bence.Edward'ın evlenmeden olmaz tripleri,Bella'nın olası yaratık doğuracak olmasına rağmen kürtaja asla yanaşmaması,doğan bebeklerine babaanne ve annaanne isimlerinin karışımı olan sacmasapan Renesmee ismini vermeleri,Meyer'in çok fantazik-fantastik ama bir o kadar da muhafazakar olabiliceğini gösteriyor.Bence kitaba sadık kalınması  fanatikleri memnun etmek adına iyi bir adım olacaktır.
Vampir severleri de daha tatmin edecek bir yapım bekliyorum.Volturilere karşı toplanmış çeşit çeşit vampir cinsinin tasvir edildiği sahneler başarılı oyuncu secimi ve makyaj ile görsel şölene dönüşebilir.Belki bu kadar bekleyince Aro ve Cauis Voltori de biraz görüntü olarak kemale ermiş olur.(Tabi vampirlerin yaşlanmadığını unuttuk!)***
Bol karakterli bu kitabın hangi karakterlerine son filmde şans verecekler bilmiyorum ama populer Cullen ailesi en azından Tutulma da bizlere geçmişlerinden bir şeyler paylaşmışlardı.O yüzden kurtadamlarımızdan biraz aksiyon bekliyorum.Cünkü filmin aristokrat vampirler,sokak cocugu kurtlara karşı gibi,bakış açısına bağlı,yönetmenin yönlendirmesiyle de (bkz:Chritz Weitz bunu gözümüze gözümüze sokmuştu) ırkçı kaçabilecek bir tarafı da yok değil.

Çekimleri bu sefer basına daha kapalı başlayan filmden özellikle öpüşme kareleri basına yansıdı bile,ama daha resmi poster aşamalarına gelinmedi  ve trailerler  dönmeye başlamadı.








Böyle konuştuğuma bakmayın,seriyi beğenip beğenmemem çok önemli değil,bu garip vampir filmini ben de takip ediyorum.Kalitenin düşüklüğü,daha iyisini yapabilecek durumda olmak,hikayenin elle tutulur mantıkta olmayışı falan filan...bütün bunlara rağmen Alacakaranlık serisi bir şekilde bir çekim gücü elde etti.Burda da başarılı bir durum çıkıyor ortaya.Ben zaten duyduğum vampir filmini koşa koşa izlerim.Ama seri izletmek kolay değildir.İyiydi kötüydü,makyaj felaketti,Edward silikti,Jacob çıplaktı,Bella salaktı derken 3 filmi de vizyona girer girmez izlemedik mi?Cevap hep aynı gibi geliyor:Evet izledik!

O zaman burda Alacakaranlık serisinin iyi ya da kötü olması hiç farketmiyor.Takip edilme başarısı yakalamış bir yapımdır.Fanatiklere bol sabır,malum süre uzun!










Meraklısına not:Geri dönüp bir kez daha hatırlamak isterseniz:
http://belongcinema.blogspot.com/2009/07/twilight.html

http://belongcinema.blogspot.com/2009/11/alacakaranlk-efsanesiyeni-ay-ne-efsane.html
http://belongcinema.blogspot.com/2010/07/twilight-sagaeclipse-tutulma.html

ilk üç film için naçizane,nasıl da iyimser başlamışım :)

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Twilight Saga:Eclipse / Tutulma:

Daha önce bu seri çok tutar demiştim.Evet bu seri çok tuttu ama ben hala bu kadar çok satan bir kitap serisini filme çekerken neden bu kadar ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını anlamıyorum diye söylenirken,aslında kitabın da bir yığın saçma sapan şeyle dolu olduğunu hatırladım.Daha önce de defalarca yazdım,Stephenie Meyer bir şekilde iyi bir iş çıkardı.Doğru zamandı,boşluğu bu romantik fantastik hikaye ile doldurdu.Ama böyle kalıp bir süre çok okunup sonra raflarda yerini almasını tercih ederdim.

Açık söyleyeyim Tutulma'dan daha fazla şeyler bekliyordum.Ama tabi ki tutulmadaki, mutahasıp Edward'ın evlenmeden olmaz triplerini,Bella'nın histerik aşk böceği halini ve Jacob'un mühürlenmediği halde Bella'ya ısrarcı aşık hallerini unutmuşum !!! Bunlar okurken tolare edilierbilirmiş ama izlerken beni bazen kahkahalara gark etti .Bazen de yok bu kadar da değil dedirtti.Vazgeçilmez Bella'nın film boyunca cırılcıplak gezen Jacob'a (öyle ki Edward bile cocuğun çıplaklık durumundan bir replikle şikayet ediyor) meyletmesi tabi ki tesadüf değil ,çocuk büyümüş serpilmiş ve 42 derece :) .E tamam Bella'nın kafası karıştı ama Film boyunca Jacob'a göz süzüp Edward'la aşk yaşaması,hatta zihin okuyan vampirimizin 10 metre ötesinde Jacob'la öpüşmesi şahsen çok da akıl karı değil yahu.Bu sahneyi gören yırtıcı vampir Edward ise sadece acıklı acıklı kötü makyajıyla yere bakıyor.Yuh artık !!! Bella'yı o kadar seviyor ki o mutlu olsun da ne olursa olsun .Ben şey durumuna bile düşebilirim diyor....


Bütün bu saçmasapan olay örgünüsü daha fazla kurcalamadan bir kenara bırakıyorum.İlk filmde yanakları kızaran bembeyaz pudralı suratları eleştirmiştik.İkinci filmde ise makyaja değinilmiş ama yine kötü kalmıştı.David Slade daha önce vampir filmi çekmiş bir insan ve çok da hoş görüntüler ortaya cıkarmıştı.Ne oldu da tutulmada her karede farklı göz rengiyle dolaşan kiraz dudaklı vampirlere onay verdi anlamıyorum?Bella'nın arkadaşlarının hali nedir ? TEk ilerleme çekik gözlü kız Angela'da bence.
Görüntü yönetimi adına filmde herhangi bir kontrol yok.Kurt kardeşlerimizden Jacob'a lafımız yok cünkü görüntü olarak kalite yakalanmış ama sürünün diğer elemanları sallanan gögüs kasları ve göbekleri ile ortada geziniyorlar.Starmetreleri altüst eden başrol oyuncularına gelince de daha 50 fırın ekmek yemeleri lazım.Robert Pattinson bence hiçbirşey yapmadan yakaladığı bu şöhretin keyfini çıkarsın,zira sanat eseri filmlerde hiç oynama şansı bulamayabilir.İlk filmde gözüme güzel gözüken sahsiyet ikinci filmde sadece profil cekimlerinde başarılıydı.Bu filmde ise kız arkadasını kurtlarla öpüşürken izleyen ezik vampir roluyle hiç bir romantizm rüzgarı estiremiyor.Yazar bir arkadaşımın Robert'in duruma yorumu ise bence çok yerinde bir tabirdi : "Robert yakışıklı ise ben de Marilyn Monroe'yim."

Her şey bir yana aksiyonda daha kaygılı olunması hoşuma gitti.En azından biraz da olsa asabi vampir izledik.Böyle olmasa neredeyse asilzade olduklarını düşüncektik.Jacob'un esprilerine güldük falan filan ama hepsi bu.Ayrıca kızılderili soyundan gelen bir kabilenin savaşçılarının üstleri başları çıplak,tıka basa yemek yiyen kaba insanlar olarak resmedilip,beyazötesi vampirlerin,aristokrat şehirli edası da beni içten içe rahatsız etti.Sonuç olarak hem sızlanıyoruz hem de kitaplarını okuduğumuz bu seriyi izliyoruz.Serinin en uzun kitabı ve en bol aksiyonlusu  Breaking Down'da neler olacak hiç merak etmiyorum.Filmi Bill Condon'un yönetmesine karar verildi.Daha görsel daha derin ,daha şiddet içerikli,daha romantik bir film bekleniyor.Zira umudum kalmadı.İyi bir iş çıkmayacak.

Not: Bence ilk filmdeki James gibi burda da yeni vampir "Riley" (Xaiver Samuel)dikkat çeken isimlerden.Ömürleri çok uzun olmuyor ama kesinlikle diğerlerinden daha vampirler.
Bu arada birinci ve ikinci film hakkında da bir okuyayım derseniz kayıtlarımda var :)