Sinemasız hayat,tuzsuz popcorn gibidir...

18 Eylül 2009 Cuma

ZOOM: Pedro Almodovar


1949 yılında La Mancha'nın İspanyol bölgesindeki küçük bir kasabada doğan Pedro Almodovar, İspanya’nın Luis Bunuel’den sonra uluslarası ünü olan yönetmenlerindendir. Sinema üzerine eğitim alamamış olmasına rağmen 70’li yıllarda Madrid’e giderek çalıştığı işlerden biriktirdiği parayla ilk kamerasını almış ve ağabeyi ile birlikte sinema üzerine çalışmaya başlamıştır. 1974’ten itibaren birçok film çeken Almodovar ilk kez 1993 yılında Kika adlı filmi ile dikkat çekmiş,1999 da çektiği “Annem Hakkında Her şey” (Todo Sobre Mi Madre) filmi ile ise, bütün dünyada üne kavuşmuştur.


Annem hakkında Her şey, kadınlara ve annelere ithaf edilmiş hüzünlü bir o kadar da keyifli bir yapımdır. Almodovar, kadınların iç dünyasına çıktığı yolculukta kimlikleri, tercihleri, sıra dışı hayatları bütün doğallığıyla perdeye aktarmıştır. Oğlu Esteban'ı bir araba kazası sonucunda kaybeden Manuela, oğlu hayatta iken, hiç görmediği babasının kimliğini sürekli saklı tutmuştur. Acısını dindirmek adına, Babasını görmeyi çok arzulayan oğlunun anısına Barselona'ya eski eşini aramaya giden Manuela, ona oğlunun ölmeden önceki son sözlerini söyleyecektir. Filmin genel özetine bakıldığında çok sade dramatik bir konu gibi gözükse de, açılımı çok şaşırtıcı, çok sürprizli ve aynı zamanda da sarsıcı bir film var karşımızda. Almodovar konuyu o kadar güzel işliyor ki bazen çok dramatik sahnelerde ağlayacakken hemen saniyesinde gülüyorsunuz, tüm film boyunca duygusal modunuzu yükseltiyor ve filmin sonundaki ithaf yazısını okuyunca ağlamaya başlıyorsunuz. Koca film boyunca aslında anlattığını bir cümleyle size özetliyor.

Bu filminden sonra yakın takibe aldığım yönetmeni, kadınların dünyasındaki bu yolculuğundan sonra bu kez izleyiciyi, erkeklerin dünyasına götürdüğü filmi Konuş Onunla’da ayakta alkışladık. Konuş Onunla, bitkisel hayattaki sevgililerinin başında adeta hastanede yaşayan iki adamın burada başlayan dostluğunu anlatıyor.”Annem hakkında her şey’de karşımıza kadın kokan, kadınsı bir senaryoyla karşımıza çıkan Almodovar, Bu filminde erkekleri de ne kadar yakından incelediğini hepimize gösteriyor. Yine çok sade çok olağan bir durum anlatımı olan filmde sürpriz gelişmelerin olmaması gibi bir durum söz konusu bile değil tabi…


Konuş Onunla Soundtrack de birçok eleştirmen tarafından övgü almış, müzik kültürünüzü bir adım öteye taşıyacak kadar iddialı müziklerle dolu.



Pedro Almodovar adına fikir edinebilmek için izlenmesi gereken üçüncü filmi ise kuşkusuz:
 “Kötü Eğitim” (La Mala Educacion)
 

1960’ların başında çok tutucu bir okulda aşkı,sinemayı ve korkuyu keşfeden iki arkadaşa, zaman zaman okulun müdürü de dâhil olur bu üçlünün 80’lerde tekrar kesişen hayatlarını anlatan film,konusu ve anlatımı gereği çok sert ve çok sarsıcı sahneler içeren,belirli çevreler tarafından eleştirilere maruz kalmış çok konuşulan bir film olmuştur.Çeşitli ödüller için 30 dalda adaylığı olan film, BAFTA dâhil olmak üzere 11 dalda ödül almıştır.
 
 




2007'de Penelope Cruz'a en iyi kadın oyuncu dalında adaylık getiren Volver (dönüş) ise bir başka Pedro Almodovar filmi,Pedro Almodovar'ın vazgeçemediği oyuncuların başında gelen Penelope Cruz,şüphesiz ki kariyerinin en sanatsal performanslarını Almodovar ile birlikte çekti.Volver de bir başka Almodovar görüyoruz,daha eğlenceli ,daha pozitif bir anlatımla aslında çok dramatik ve suç dolu bir filmi çoğu zaman kıkırdatarak izletiyor bize.Fantastik öğeler(aslında hiç de Almodovarcı bir davranış değil) sizi şaırtsa da filmin sonunda bütün neden niçinlerin cevabı size verildiğinde böyle ağzınız açık ekrana bakarken buluyorsunuz kendinizi.Bu filmin kısa özetini bile geçsek izleyeceğiniz şey çok farklı olacağından,bence hiç okumadan alın izleyin derim.Bu tarzı ,yönetmeni,İspanya havasını sevmeseniz bile Penelope gerek sahne yüzü gerek oyunculuğuyla izlenmeye değer.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder